TIBBİ ONKOLOJİ'YE NEŞTER 7.08.2026 16:59:34
Yer: Şehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji. Adres belli de durum karışık! Haber yapsak kolay. Yapamayız çünkü konu hassas! 1-Bizim manşetimizden en geç 48 saat sonra Balıkesir yeni bir ‘sağlık skandalı’yla ulusal kanalların ana haber programlarına girer. İkincisi; son derece iyi niyetle çalışan ve başarı grafiği giderek yükselen İl Sağlık Müdürlüğümüz ve Şehir Hastanemiz kurumsal olarak yıpranır. E konuyu aktarmasam insani ve mesleki vicdanım elvermiyor. Biz özet geçelim, umarız yetkililer gereğini yapar. Öncelikle haberin manşetine neden Valimiz İsmail Ustaoğlu'nu, Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur'u, İl Başkanı Mehmet Aydemir'i ve Milletvekili Mustafa Canbey'i koyduğumuzu açıklayalım: Çünkü Tıbbi Onkoloji'deki kriz, Sağlık Müdürlüğü ve Başhekimin boyunu aşar. Vali İsmail Ustaoğlu açık, çünkü devlet. Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur ve İl Başkanı Mehmet Aydemir iktidarın güçlü isimleri. Mustafa Canbey'e gelince; Canbey hem neşter vurulmasına katkıda bulunur hem de Tıbbi Onkoloji'de yaşanan dramın bir bölüm bilgisine sahip. Tıbbi Onkologların sayısı 4'e çıktı ama MHRS randevusuz hasta bakmadıkları için kanser hastaları onkologlara ulaşamıyor. Bazı Tıbbi onkologlar; genetik tahliller hastanede yapılabildiği hâlde nedense hasta ve hasta yakınlarını özel bir laboratuvara yönlendiriyor. Rakamlar da küçük değil; 150-300 bin TL civarında. Konu incelendiğinde görülecektir ki Manisa Celal Bayar Üniversitesi başta olmak üzere kaçan kaçana. İşte hasta yakını Zekeriya Yaman'ın şikâyet dilekçesinden kısa bir kesit; “..Mart ayında eşim Aysel Yaman için doktor Tıbbi Onkoloji dosyası açtı ancak dosya açılmasına rağmen çok ileri tarihe randevu verildi. O tarihi bekleseydim eşim ölmüş olacaktı. Tıbbi Onkoloji doktoru ‘yapacak bir şeyim yok’ dedi. Bu defa farklı bir Tıbbi Onkoloji doktoruna gittik, o da hakaret etti. Sonunda tarlamı satıp yok canımla Dokuz Eylül'e götürdüm. Orada acil olarak tedavisine başlandı. Biz Balıkesir'de oturuyoruz, neden tedavimizi burada alamıyoruz ki?..” Bir başka hasta Gülen Aydınöz; “..Radyasyon doktorumdan 34 ışın aldım ancak eş zamanlı kemoterapiyi almam gerekiyormuş. Tıbbi Onkolojiye konsültasyon attı ancak reddedildik. Doktorum ağızdan kemoterapi hapıyla devam etti ancak damardan da almam gerekiyormuş. 21 günde 1 kemoterapi. Yine konsültasyon attı ancak Tıbbi Onkoloji doktoru yine kabul etmedi. Sonunda sıra almayı başardık, Tıbbi Onkolojiden dosyam açıldı. Işın doktorum Tıbbi Onkoloji doktoruna gönderdi. Dosyamı 20 dakika inceledi ve ‘..Benim sizin için yapabileceğim bir şey yok..’ dedi. Beni muayene bile etmedi. ‘..Hangi doktorla başladıysan onunla devam..’ dedi. ‘..Hocam gerek duymasa size neden göndersin ki, peki ne olacağım şimdi ben, öleyim mi?..’ dedim..” Tıbbi Onkoloji doktorları hakkında şikâyet dilekçesi veren doktor bile var! Yanlış okumadınız, aynı hastanede birlikte çalışıyorlar ama o da Tıbbi Onkolojiden şikâyetçi! Adamın artık neresine geldiyse! Bir hastanın kızı Büşra İnsel dayanamayıp konuyu Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığına taşıdı. Dert çok, yaz yaz bitmez. Bu işi ancak fotoğraflarını koyduğumuz ağır toplar çözebilir. Ben olsam hem dosyaları incelerim hem özel laboratuvara sevkleri incelerim hem de uzun süredir o bölümde yatan hasta ve yakınlarıyla konuşurum. Örneğin; Gülen Aydınöz, Aysel Yaman, refakatçisi Zekeriya Yaman, beynine metastaz atan Mehmet Mehdi İnsel, kızı Büşra İnsel ve diğer hastalarla.. Belki Yönetim Onkologlar kaçmasın diye tavizkar davranıyor olabilir ama tavizinde bir dozajı var. Burada sınır biraz aşılmış sanki! Durum acil. 112'den bile daha acil! Yorumlar
|